Aşağıdaki başlıklar altında en çok merak edilen faydalı bilgileri bulabilirsiniz. Bunların dışında bize sormak istedikleriniz için "bize sorun" bölümüneki formu kullanabilirisiniz. Uzmanlarımız en kısa sürede sorularınızı yanıtlayacaktır.
- Doğurganlık tedavisi ile ilgili temel bilgiler
- İnfertiliteye yol açan etkenler
- Doğurganlık tedavisinde laboratuvar uygulamaları
- Azospermi ve Mikrotese
- Anne, baba ve bebeği ilgilendiren kalıtsal hastalıklar
Doğurganlık tedavisinde laboratuvar uygulamaları
-
Tıraşlama (Assisted Hatching-AHA), döllenmiş yumurtanın (embriyonun) rahim duvarına tutunma şansını artırma amacı ile kendisini çevreleyen zarın inceltilmesidir. Bu işlem merkezimizde transfer edilmekte olan tüm embriyolara yapılmaktadır. Böylelikle, embriyonun transfer edilen rahim iç duvarına kolay tutunduğu düşünülmektedir.
-
IVM (in vitro matürasyon), anne adaylarından alınan yumurtaların vücut dışında olgunlaştırılmasıdır. Tüp bebek tedavisinin en önemli basamağı olan anne adayında yumurta geliştirilmesi, kısa süreli hormon ilacı uygulanarak ya da hiç ilaç kullanılmadan sağlanabilir. Ayrıca 2?3 günde bir ultrasonografi ve kan tahlili yapılarak yumurtaların gelişimi izlenir. Burada kadında var olan ancak henüz olgunlaşmamış yumurtalar toplanır ve bunlar laboratuvarlarda olgunlaştırılır. Bu yumurtalar daha sonra döllenerek normal tüp bebek işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntemin bir kaç avantajı vardır. En önemlisi kadınların ilaç kullanmasının gerekmemesi dolayısıyla buna bağlı tüm yan etkilerden korunulmuş olmasıdır. Diğer bir avantaj maliyetin gerek ilaç yönünden gerekse klinik yönünden azalması ayrıca tedavi süresinin kısalması ve anne adayları açısından kolaylaşmasıdır. Özellikle polikistik over hastalarında kullanılması avantaj sağlayabilir. Bu yöntemin istenilen kalitede yumurtanın her zaman elde edilemeyişi veya gebelik oranlarının bir miktar düşük olması gibi bazı dezavantajları da vardır.
-
Mikroenjeksiyon ya da tüp bebek uygulamasından 16?20 saat sonra laboratuvarda döllenme tespit edilmektedir. Gelişim sıvılarına aktarılan döllenmiş yumurtalar (zigotlar) laboratuar ortamında 2, 3, 4 veya 5 gün gelişirler. Morfolojik olarak iyi gelişim gösteren kaliteli bir embriyonun gelişim günüyle uyumlu hücre sayısına sahip olması gerekmektedir. Örneğin bir 3. Gün embriyosunun 6 veya daha fazla hücreye sahip olması o embriyonun hücre sayısı açısından iyi geliştiği anlamına gelmektedir. Bunun yanında, fragman adı verilen çekirdeksiz sitoplâzma parçacıklarının embriyoda bulunmaması veya az oranda bulunması o embriyonun iyi gelişim gösterdiğinin bir işaretidir. Bir diğer kriter ise bir embriyoyu meydana getiren hücrelerin (blastomer) birbirlerine eşit büyüklükte olmalarıdır. Bu kriterlere sahip olan embriyolar morfolojik olarak normal gelişim gösteren kaliteli embriyolar olarak değerlendirilir. Unutulmamalıdır ki, mikroskop altında yapılan morfolojik değerlendirme, embriyonun tüm özellikleri hakkında bilgi vermemektedir. Morfolojik kriterlere göre iyi gelişim gösteren bir embriyonun rahimde tutunma yeteneği bazen az olabilmekte, morfolojik kriterlere göre kötü gelişim gösteren bir embriyonun rahimde tutunma yeteneği de bazı durumlarda beklenenin çok üzerinde olabilmektedir.
-
Embriyo transferi genellikle 2. gün ile 5. gün arasında yapılabilir. Transfer edilecek embriyoları seçerken hekim, embriyolog ve anne-baba adaylarının birlikte kaç adet embriyo transferi yapılacağına karar vermesi gerekir. Bu kararı verirken öncelikle ülkemizdeki yönetmeliklere göre eğer geçerli bir sebep yoksa transfer edilecek embriyo sayısının 3 ile sınırlandırıldığını belirtmekte yarar vardır. Kötü embriyo gelişimi ve ileri anne yaşı gibi durumlarda bu sayı artabilir. Ancak 4?den fazla embriyo verilmesinin gebelik şansını arttırmadığı bilindiğinden çok nadir durumların dışında bu sayının üstüne çıkılmamaktadır. Transfer edilecek embriyoların seçiminde esas kriterler morfolojik özellikleridir. Ancak doktorunuzun önerdiği durumlarda uygulanan genetik incelemelerin ve bağışıklık testlerinin sonuçları da embriyo seçiminde kullanılan özelliklerdir.
-
Doktorunuz ve laboratuar ekibi anne yaşı, hangi nedenle tüp bebek tedavisi yapıldığı, varsa daha önceki denemelerinin sonuçları, embriyo gelişim özellikleri, preimplantasyon genetik tanı veya bağışıklık incelemelerinin yapılıp yapılmayacağı, elde edilen yumurta sayısı, gelişen embriyo sayısı ve embriyonun günlük gelişim hızı gibi kriterlere bakarak hangi günde transfer yapılacağına karar vermektedir. En erken yumurta toplama işleminden 2 gün sonra, en geç ise 6. günde olmak üzere embriyo transferi uygulanabilmektedir.
-
Doğal gebeliklerde embriyonun rahim içine ulaştığı dönem blastokist dönemidir. Rahim içi bu dönemdeki embriyoyu daha rahat kabul etmekte ve embriyo-rahim içi uyumluluğu bu dönemde en yüksek düzeye ulaşmaktadır. Bu nedenle blastokist dönemine ulaşmış 5. veya 6. gün embriyolarının transferi hem rahim içi tutunmayı arttırmak, hem de daha az sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesine imkân sağlanarak çoğul gebelik riskinden korunmak amacı ile uygulanabilir. Elde edilen yumurta sayısı, kalitesi, döllenmiş yumurtanın (zigot) özellikleri, embriyonun günlük gelişme ve bölünme hızına göre embriyoları 3.günden daha sonraki günlere kadar büyütebilmek, blastokist aşamasına ulaştıktan sonra transferi gerçekleştirmek mümkündür. Genel prensip olarak 3. Günde gelişen iyi kalitede embriyo sayısının 8 ve üzerinde olması halinde önerilmektedir.
-
İmplante olmak (tutunmak) için rahme gelen embriyolar, dış kılıflarından çıkmak zorundadır. Bu çıkışı kolaylaştırmak için embriyoların kabukları (zona pellusida) inceltilebilmekte veya açıklık oluşturulabilmektedir. Bu işleme ?assisted hatching? adı verilmektedir. Embriyoların transfer edileceği gün "Assisted Hatching" ( tıraşlama, soyma ) işlemi rutin olarak kullanılmaktadır. 35 yaş ve üzerinde olup bazal hormon değerleri yüksek olan anne adaylarında özellikle önerilmektedir. Birden fazla yöntemle uygulamak mümkündür. Merkezimizde lazer ile assisted hatching uygulanmaktadır.
-
İyi kalitede 2?3 embriyo transferine rağmen tekrarlayan başarısızlıklarda daha ileri tetkikler ile çiftler araştırmalıdır. Kadın ve erkeğin genetik incelemesinin yapılması, kadının immünolojik olarak ve endokrin hastalıkların araştırılması(diyabet, tiroit fonksiyon bozuklukları v.b.) , kanda pıhtılaşmayı artırıcı faktörlerin varlığı, rahim içinin histeroskopi veya histerosalpingografi (rahim filmi) ile değerlendirilmesi gibi. Ayrıca, baba adaylarının spermlerinin genetik ve canlılık değerlerinin de incelenmesi bilgi vermektedir. Fakat yaklaşık anne-baba adaylarının %10-15?inde herhangi bir neden saptanamaz. Araştırılan faktörlere rağmen bir neden bulunamayan olgularda daha ileri immünolojik incelemeler (her iki partner için de ) gerekmektedir.
-
Maya?da embriyoların dondurulma işlemi, transfer için gerekli olan sayıdan daha fazla ve iyi kalitede embriyo elde edilmesi durumunda uygulanmaktadır. Transfer edilen embriyolar ile benzer kalitede en az 3?4 adet embriyonun daha mevcut olması durumunda dondurma işlemi yapılmaktadır. Bunun nedeni, dondurulmuş-çözülmüş embriyo transferi uygulanması planlanan çiftlerin taze tedavilerindeki şanslarını azaltmamak ve aynı zamanda dondurulmuş-çözülmüş tedavilerindeki şanslarını da yüksek tutmaktır. Ayrıca yumurtalıkların tedaviye aşırı cevap verdiği, ciddi OHSS yani ovarian hiperstimülasyon sendromunun gelişme riskinin yüksek olduğu durumlarda ve tedavi sırasında endometriyuma (rahim iç zarı) ilişkin, gebelik şansını azaltabilecek önemli bir sorun saptandığında embriyoların tümü dondurulabilir (total freezing).Yapılacak uygun tedavi sonrası dondurulan bu embriyolar rahim içi hazırlanarak transfer edilir. Embriyolar 1. ve 5. günler arasında dondurulmaktadır. Dondurulan embriyolar merkezimizde, Sağlık Bakanlığı'nca yayınlanan yönetmelik gereğince 5 yılı geçirmemek şartıyla saklanmakta, çiftlerin boşanması, birinin veya her ikisinin vefatı halinde dondurulmuş embriyolar imha edilmektedir.
-
Hayır; bu yöntem Türkiye'de kanunlarla kesin olarak yasaklanmıştır. Ancak cinsiyete bağlı geçiş gösteren kalıtımsal hastalıklar söz konusu olduğunda PGT ile cinsiyet tayini yapılabilir.
-
Maya Tüp Bebek Merkezinde uygulanan güvenlik sistemi gereği, Merkezimiz dışında verilen örnekler değerlendirmeye alınmamaktadır.
-
Sperm örneğinin, merkezimizin androloji laboratuarına bağlı bulunan, sperm verme odasında verilmesi, örnek verme esnasında kayganlaştırıcı kullanılmaması ve örneğin vakit geçirmeden laboratuvara teslim edilmesi gerekmektedir. Psikolojik nedenlerle örnek vermekte zorlanan baba adayları, görsel stimülasyon, kanlanma düzenleyici ilaçlar, toksik olmayan kayganlaştırıcılar veya kondomlar kullanarak sonuç almaktadırlar.
-
Meni örneği 2?7 günlük bir cinsel perhiz sonunda laboratuarımız tarafından size verilen kap içerisine, dışarı kaçırmadan ve mastürbasyon yöntemi ile alınmalıdır. Örneklerin ilk 1 saat içinde incelenmeleri gerekir. Doktorunuz gerekli gördüğü durumlarda 2?3 hafta aralıkla bir sperm örneği daha almak ve yorumlamak isteyebilir. Normal bulunan örneklerde tekrara gerek yoktur. Esas olarak sperm hücrelerinin sayıları, normal şartlar altında doğal hamilelik oluşumunda ve mikroenjeksiyon dışındaki diğer tedavi yöntemlerinde spermlerin yumurtaya ulaşma yeteneğinin bir göstergesidir. Benzer şekilde sperm motilitesi (hareketliliği) de aynı yetenek hakkında bilgi vermektedir. Sperm morfolojisi ise yumurtaya ulaşabilen spermlerin yumurta içine girme ve yumurtayı dölleme yeteneği hakkında bilgi vermektedir. Yumurtaya ulaşma ve yumurta içerisine girme yeteneği gösteren bir sperm populasyonunun en az ml?de 20 milyon sayıya, %50 hareketliliğe ve bu hareketliliğin en az yarısının ileri hızlı özellik göstermesine ve en az %15 oranında normal morfolojiye sahip olması gerekmektedir.
-
Sperm sayısının çok yetersiz bulunduğu vakalarda daha fazla sperm elde etmek için bazen birden fazla numune alınması gerekebilir. Daha yüksek oranda hızlı hareketli sperm elde edilmesi ihtimali ile ikinci veya nadiren üçüncü örneğe ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu uygulama sperm sayısı ve hareketliliği çok kısıtlı olan erkeklerde yapılmaktadır. Uzun cinsel perhiz süresi sonrasında örnek vermenizin istenmesi, sperm iletim kanallarında biriken spermlerin sayılarının arttırılmasını amaçlamaktadır. Özellikle çok az sperm sayısına sahip baba adaylarına önerilmektedir.
-
Semen parametrelerini etkileyen birçok faktör vardır. Geçirilen hastalıklar, kullanılan ilaçlar, kimyasal ve çevresel faktörler sperm özelliklerini etkilemektedir. Bunlardan bağımsız olarak erkeklerde sperm sayısı ve kalitesi her erkekte zaman zaman azalma veya artma gösterebilmektedir.
-
Anne adayından OPU (yumurta toplama operasyonu) ile elde edilen yumurtaların genellikle büyük bir çoğunluğu olgunlaşmalarını tamamlamış olarak ortaya çıkmaktadır. Bir tüp bebek merkezi laboratuvarında, anne adayından elde edilen ve olgunlaşmasını tamamlamış her yumurtaya baba adayından alınan 1 adet sperm ile mikroenjeksiyon uygulanır. Ancak mikroenjeksiyon uygulamasının yapıldığı her olgun yumurta döllenmeyebilir. Genel döllenme oranları mikroenjeksiyon uygulanan her 100 olgun yumurtadan yaklaşık olarak 75?inin döllendiğini göstermektedir. Bu döllenen yumurtaların (zigot) bir kısmı da gelişim aşamasında duraklama gösterebilmektedir.
-
Baba adaylarımızda üretilen bütün spermler aynı yaş ve olgunlukta değildir. Bazıları daha eskiden üretilmiş ve yaşlanmış, bazıları da henüz üretimini tamamlamış ancak son olgunlaşmalarını tamamlamamış olabilirler. Sperm mıknatısı adıyla bilinen uygulama, ilk olarak hyaluronik asit bağlanma testi (HBA) olarak ortaya çıkan, daha sonra PICSI Dish formatına getirilerek sperm seçiminde kullanılan bir yöntemdir. Esas olarak olgunlaşmasını tamamlamış spermlerin yüzeylerinde gerçekleşen bir dizi molekül değişiminden yararlanılarak bu spermlerin özel bir molekül tabakası tarafından tutularak ayrılmasına dayanmaktadır. Sektörde sperm mıknatısı olarak anılmasının nedeni bu bağlanmadan yararlanılarak olgunlaşmasını tamamlamış spermlerin seçilmesine imkân vermesinden kaynaklanmaktadır. Henüz tekniğin üstünlüğü kesin olarak kanıtlanamamıştır. Ancak bazı seçilmiş erkek infertilitesi gruplarında yarar sağlanması beklenmektedir.